EREĞLİ

Ereğli’nin Yetiştirdiği Değerler Abdurrahmanzade İbrahim Ethem (d. 1286/1869-70-[?])

Ereğli’de doğdu. Tahsilini Ereğli ve Konya’da yaparak Osman Nuri Efendi’den icazet aldıktan sonra Bidayet Mahkemesi azalığı yaptı. 19 Kânunuevvel 1336/19 Aralık 1920’de Ereğli Müftülüğüne tayin edildi. Millî Mücadele Döneminde Anadolu Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti’nin faaliyetlerine katılan Ethem Efendi’nin sonraki hayatı hakkında bilgi bulunmamaktadır.

Ağazade Mehmet Cemil Bey (1874-1934)

Ereğli’nin Boyacı Ali Mahallesi’nde doğdu. Millî Mücadele Döneminde Müdafaa-yı Hukuk Cemiyeti’nde görev alan Ereğli belediye başkanlığı yaptı. Cemil Bey, 1934 yılında Ereğli’de vefat etti.

Ahmet Bin İbrahim

Ereğlilidir. Medine’ye yerleşip tıp ilmiyle meşgul oldu. Medine’de öldü ve Baki Mezarlığı’na defnedildi. Şerh-i Şemail-i Şerif ve Şerh-i Makamat-ı Hariri isminde iki eseri vardır.

Erel, Enver (1894-[?])

Ereğlilidir. Babası şehit Miralay Nuri Bey, annesi Mevlâna soyundan Turabi Mehmet Şemseddin Ali Çelebi’nin kızı Ayşe Hanım’dır. İdadi öğrencisi iken Balkan Savaşı’nın ardından I. Dünya Savaşı’na sonrasında da Millî Mücadele’ye katıldı. Harp ve İstiklâl madalyaları sahibidir. 9 Eylül sabahı Yirminci Alay, Dördüncü Bölük keşif kolu kumandanı sıfatıyla İzmir’i ilk rapor eden subaydır.

Hacı Dervişzade Mustafa (Deli) (1859-1929)

Ereğli’nin Pir Ömer Mahallesi’nde doğdu. Üç kere Ereğli belediye başkanlığı, bir dönem Konya il meclis azalığı yaptı. Ereğli’nin Ambar köyünde Sidemaria Lahdi’nin İstanbul’a gönderilişindeki katkılarından dolayı II. Abdülhamit tarafından binbaşılık rütbesi ile üçüncü dereceden rütbe verildi. Millî Mücadele Döneminde önemli görevler üstlenen Mustafa Efendi 1929 yılında Ereğli’de vefat etti.

Hatıpzade İbrahim Efendi (ö. 1754)

Ketanizade Halil Efendi’den sülüs ve nesih icazeti bulunan İbrahim Efendi, Müftü Esat Efendi Medresesinde ders verdi. 1754 yılında İstanbul’da vefat ettiğinde devrinin şairlerinden biri şu tarihi düşürmüştür: “Mevt-i nârı yakdı İbrâhim’i bâd-ı âhdan”

Karacı Sadi Efendi (ö. 1590)

Müderris olan Sadi Efendi, afif, âlim. salih bir zattı. 1590 yılında İstanbul’da vefat eden Sadi Efendi’nin üç oğlundan ikisi kadı, biri molla olmuştur.

Kurt/Kürt İbrahim Paşa

Aslen Ereğlili olan İbrahim Bey, Sultan II. Mustafa zamanında “Pekicci ağası” mertebesine ulaştı. Kıbrıs mutasarrıflığı yaparken mirmiran rütbesiyle Şehrisor’a atandı. Buradan da Maraş mutasarrıfı oldu. Burada birkaç yıl kaldıktan sonra İranlılar tarafından yakılan Bağdat’ın imarı için gönderildi. 1726-1728 yılları arasında da Diyarbakır valisi olan İbrahim Paşa, bu görevinden sonra nazırlık görevine ulaştı. İbrahim Paşa, Ereğli’ye bir cami yaptırmıştır.

Mehmet Çelebi (Riyazî) (1572-1644)

III. Murat döneminin bilgin ve kadılarından olan Mehmet Çelebi, Ereğlili Turabi’nin oğludur. Medrese öğrenimi görüp Ahmetpaşa, Davutpaşa, Fatmasultan ve Siyavuşpaşa medreselerinde müderrislik yaptı. Terfian Sahn-ı Seman ve Üsküdar Validesultan medreselerinde görev aldı. Sonra kadılık mesleğine geçti. Yenişehir, Halep, Şam, Kudüs ve Kahire kadılıklarında bulundu. Aynı zamanda şair olan Çelebi, şiirlerinde “Riyâzî” mahlasını kullandı.

Riyâzü’ş-şuârâ (tezkire), Divan, Düstûrü’l-âmâl, Sâkînâme, Siyer, Sahâifü’l-letâîf fi Envaü’l-ulûm, Keşfü’l-hicâb an Vechü’s-savâb, Risâlât fî İlmü’l-beyân Mehmet Çelebi’nin eserleridir.

Mehmet Suphi Bey (1893-1944)

Ereğli’nin Pir Ömer Mahallesi’nde doğdu. Ereğli belediye başkanlığı yapan Suphi Efendi, I. Dünya Savaşı’nda Galiçya Cephesi’nde bulundu. Askerlik sonrası öğretmenlik mesleğine geçen Suphi Efendi, görevli olarak bulunduğu Siirt’te 1944 yılında vefat etti.

Pir Ömer Adil Dede

Bahri Mehmet Paşa ahfadından olan Adil Çelebi, anne tarafından Mevlâna soyuna mensuptur. Kendi adını taşıyan mahallede metfundur. Torunları Mustafa Fehmi Efendi (Ereğlili)*, Konya müsevvidi ve müderris Hacı Adil Efendi, müftü ve müderris Abdullah Vahdi Efendi*, şair ve müderris Mehmet Zari Efendi* ve Ereğli müftüsü Müderris Bahri Mehmet Efendi devirlerinin âlimlerindendir.

Şeyh Ali Çelebi

Ereğlilidir. Osmanlı ülkesinin her yanındaki esnafın/Ahinin kethüda, yiğitbaşı ve şakirtlerini yoklamaya yetkili olan Ahi şeyh idi.

Turabi Mustafa Çelebi (1526[?]-1622)

Ereğli’de doğdu. Haremeyn-i muhteremeynin kutuplarındandır. Antalya ve İstanbul kadılıklarında bulundu. Ebcet sanatını iyi kullanan şairlerdendir. Divan’ında Arapça ve Farsçaya son derece hâkim olduğu görülür. Ereğli ve Kayseri’de yaşayan soyu Turabi, İstanbul’dakiler ise Nasuhi-zadeler olarak anılmaktadır.

Mehmet Suphi Efendi Galiçya'da

HİLMİ EREL

BİBLİYOGRAFYA

  • VAD, Nu. 1073, vr. 7b; Erel, 1984, 37, 38; Tuhfe-i Hattatin, 55; [Ergun]-[Uğur], 1926; Sicill-i Osmanî, III/236; Erel, 1984, 36-37, 62; Ergenç, 1995, 200; Senan, 1961 76; Uz, 2002, 3; Boydemir, 2008, 132.