ZAFERİYE MEDRESESİ

Osmanlı Dönemi yükseköğretim kurumu.

Zaferiye Medresesine, kurucusundan dolayı Aladağlı, yerinden dolayı Tabakhane Medresesi de denmiştir. Medresenin yeri; Sırçalı Mescit yakınında, İstanbul Caddesi üzerindeki İsmet Paşa İlkokulunun kapladığı alanın güneydoğu köşesi, yani eski Debbağhane (Tabakhane) tarafındadır. Bahçesi ile birlikte ilkokulun yerinde, Avniye (Sarı Hafız), Feyziye (Kavaklı), Zaferiye ve daha sonra onları da kapsayan Darülhilafe medreseleri bulunmaktadır.

Zaferiye, Aladağlı Hoca, Hocazade, Konya Müftüsü Hacı Ahmet Rüştü Efendi tarafından, hocasının medresesi (Avniye) bitişiğinde yaptırılmıştır. Medrese, hayır sahiplerinin yardım ve destekleriyle 1886 yılında inşa edilmiştir.

Müştemilat olarak, önce yirmi hücre, bir dershane ile bir mescit ve ahırdan oluşmaktadır. Bunlar, ortadaki avlu etrafında dizili, düz-toprak damlı odalardır. Ayrıca medresenin, Hacı Ahmet Efendi tarafından kurulan bir de kütüphanesi bulunmaktadır. Medrese kapatıldıktan sonra bu kütüphanesinden Yusuf Ağa Kütüphanesi’ne 310 kitap aktarılmıştır.

Zaferiye’nin, Hocazade Ahmet Efendi tarafından hazırlanan 7 Şaban 1303/11 Mayıs 1886 tarihli vakfiyesi vardır. Vakfiye, bir para vakfının medrese lehine işletilmesi ile ilgilidir. Vâkıf Ahmet Efendi, medreseye gelir kaynağı olmak üzere, yirmi kuruşluk gümüş mecidiyelerden oluşan 3 bin kuruşu vakfetmiştir. Bu para, sağlam teminat veya zengin birinin kefil olması ile onu on bir buçuk hesabı üzere mütevelli tarafından çalıştırılacaktır. Elde edilen gelir, üç bölüme ayrılacak; bir bölümü medresenin tamirine harcanacaktır. Geriye kalan iki bölüm ise, birer hisse olarak müderris ve mütevelliye verilecektir. Medreseye yapılan masraftan geriye kalan kısım, vakfın aslı olan paraya ilave edilecektir.

Vakfiye, bir evladiyet vakfı kurmuştur. Buna göre, müderrislik ve mütevellilik, hayatta oldukça Ahmet Efendi’de olacaktır. Vefatından sonra, bu görevler, erkek evladının ehil, tecrübeli, salih ve yetişkin olanına verilecektir. Uygulama, nesilden nesle bu böylece devam edecektir. Fakat erkek evladından, ehil ve erbap olan çıkmaz veya soy tükenirse, bu defa kız evladının oğulları, nesilden nesle görev alacaktır. Onlar da tükenirse görevler, hariçten ehil ve tecrübeli olana verilecektir. Zamanla vakıf bozulur veya şartlarına uyulmazsa, vakıf geliri, mutlaka Müslüman fakirlere harcanacaktır. Vakfın değiştirilmesi, Meşihatın (Şeyhülislamlık makamı) yetkisinde olacaktır.

Aladağlı Ahmet Rüştü Efendi, evladiyet vakfı kurarak, ehil ve erbap olma, salih, yetişkin bulunma şartlarını koyduğundan vefatından sonra, medresenin müderrisliği, icazet sahibi oğlu hayatta iken, bir başkasına verilmiştir.

Medresenin, gelir getirmek üzere, caddeye bakan tarafına, bir fırın ve dükkân yaptırılmıştır. Bu iki yer, para vakfından ayrı olarak kiraya verilerek, geliri medrese ile mescidin giderlerine harcanmıştır.

Zaferiye’nin ilk müderrisi, Aladağlı Ahmet Rüştü Efendi’dir (ö. 1908). Vefatından sonra talebesi Yörük Hacı Mustafa Şükrü Efendi (1861-1924) yerine müderris olmuştur. Hacı Şükrü Efendi, Zaferiye Medresesinin son müderrisidir.

Medrese’de 1901 yılında altmış talebe okumuştur. 1903 yılında talebe miktarı yine aynıdır. 1914 yılında Zaferiye’nin otuz dokuz talebesi bulunmaktadır. 1915 yılında Konya Darülhilafe Medresesi açılınca Zaferiye Medresesi, Darülhilafe’nin bir şubesi durumuna getirilmiştir.

Zaferiye’den sadece Aladağlı Ahmet Efendi döneminde, 500 talebeye icazet verilmiştir. Bu talebelerden 63’ü kazalarda müftülüğe getirilmiştir. İcazet alanlar içinde Mustafa Fehmi, Feyziye Medresesi Müderrisi Mehmet Efendi (Sarı Müsevvit), Muhaddiszade Hasan Efendi, Hattat Yörük Hacı Şükrü Efendi, Sedat Çumralı, Hakkı Balamir gibi isimler bulunmaktadır.

Zaferiye Medresesi de diğerleri gibi, misafirlerin kalabildiği bir yerdir. 1915’ten itibaren bir başka medrese adıyla (Darülhilafe) yaşamaya devam etmiştir. Medreselerin kapatılmasından sonra Zaferiye (Tabakhane), Avniye ve Feyziye (Kavaklı) medreselerinin yerine, 1927 yılında Alman Lenç Şirketine 270.000 liraya, bugünkü İsmet Paşa İlkokulu yaptırılmıştır. 1950’lerde bu bina, Kız Enstitüsü olarak da kullanılmıştır.

CANER ARABACI

BİBLİYOGRAFYA

  • Arabacı, 1998, 425-430; Demiryürek, 2009, 1030.